Bakan Işıkhan, OECD Zirvesi’nde dijital ve yeşil dönüşümün iş gücü piyasasına etkilerini değerlendirdi. Türkiye’nin bu süreçte nasıl konumlandığını açıkladı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Beyoğlu’nda düzenlenen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) 6. Beceriler Zirvesi öncesinde önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Işıkhan, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ile düzenlediği ortak basın toplantısında, küresel düzeyde yaşanan dijital, yeşil ve demografik değişimleri Türkiye için bir risk olarak değil, bir fırsat olarak gördüklerini vurguladı. Türkiye’nin güçlü ekonomik yapısı ve dinamik genç nüfusu sayesinde bu dönüşümü yönetebileceğini ifade etti.
Bakan Işıkhan, küresel ve bölgesel değişikliklerin Türkiye iş gücü piyasalarını etkilemesini beklediklerini belirtti. Özellikle istihdam ve iş gücü politikalarını bu çerçevede kontrol ettiklerini açıkladı. Dijital dönüşüm, çevresel (yeşil) dönüşüm ve demografik değişim olmak üzere üç ana başlıkta bu etkileri değerlendirdi.
Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, dijitalleşme ve yapay zekanın etkisiyle dünya genelinde yaklaşık 72 milyon meslek ve becerinin ortadan kalkması bekleniyor. Bakan Işıkhan, bu duruma karşılık 192 milyon yeni meslek ve iş fırsatının ortaya çıkacağının öngörüldüğünü aktardı. Türkiye olarak bu değişimi öncü girişimlerle önemsediklerini ve bir fırsat olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Türkiye’nin güçlü bir ekonomik yapıya ve genç, dinamik bir nüfusa sahip olduğunu belirten Işıkhan, aktif istihdam politikaları sayesinde iş gücüne katılım ve istihdam oranlarında önemli artışlar yaşandığını dile getirdi. Bakanlık olarak dijital ve yeşil dönüşümün ihtiyaç duyduğu yeni becerilere odaklandıklarını vurguladı. Mevcut becerilere yenilerini eklemenin ve sürekli güncellemenin önemine dikkat çekti. Hayat boyu öğrenme kavramını beceri politikalarına entegre etmeye çalıştıklarını ifade etti.
İŞKUR’un özellikle yeni ortaya çıkabilecek mesleklere yönelik hazırlıklarını sürdürdüğünü kaydeden Işıkhan, Türkiye’nin bu değişimlere hazır olduğunu ve süreci bir risk değil, bir fırsat olarak gördüğünü yineledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde “Türkiye Yüzyılı” vizyonu kapsamında kadınları ve gençleri iş gücü piyasasına katacak aktif istihdam politikalarını hayata geçirmeye devam ettiklerini aktardı.
Türkiye’nin OECD Beceriler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasının yanı sıra, önümüzdeki dönemde NATO ve COP31 gibi büyük organizasyonlara da ev sahipliği yapacak olması gündeme geldi. Bakan Işıkhan, bu tür uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapmanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlik ve vizyonu sayesinde ulaşılan bir nokta olduğunu belirtti. Bu zirvelerin Türkiye’de düzenlenmesinin arkasında ülkenin kurumsal kapasitesi ve dünya devletleri arasındaki güvenilirliği yattığını ifade etti.
Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde hem sahada hem de masada güçlü, sözü dinlenen ve güvenilir bir ülke konumunda olduğunu vurguladı. Bu misyonun, 2026 ve 2027 yıllarında devam edecek önemli zirvelerin Türkiye’de toplanmasına vesile olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı’nın dış politikada izlediği vizyonun, bu zirvelerin güvenli bir şekilde Türkiye’de yapılmasına olanak tanıdığını ekledi.
Yaklaşan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne ilişkin de bir mesaj veren Bakan Işıkhan, tüm basın mensuplarının ve çalışanların bu özel gününü kutladı. 29 Nisan’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 1 Mayıs’a ilişkin bir toplantı gerçekleştireceklerini belirtti. 1 Mayıs’ın işçi haklarının savunulduğu, çalışma hayatındaki sorunların dile getirildiği ve emeğin öneminin vurgulandığı anlamlı bir farkındalık günü olarak kutlandığını aktardı.
AK Parti’nin 25 yıldır çalışma hayatında ve sosyal güvenlik sistemlerinde devrim niteliğinde gelişmelere imza attığını ifade eden Işıkhan, Uluslararası Çalışma Teşkilatı’nın da 1 Mayıs gündemlerinde sosyal adalet, insana yakışır iş koşulları ve eşitlik gibi kavramları ön plana çıkardığını söyledi. Türkiye’de 1 Mayıs’ın geçmişte sol marjinal örgütlerin çatışmalarıyla anıldığını ancak 2009’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1 Mayıs’ı resmi tatil ilan etmesiyle emeğe verilen değerin hukuki ve sembolik olarak tescillendiğini dile getirdi.
Bakanlık olarak sendikal hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi, toplu sözleşme süreçlerinin demokratikleşmesi ve çalışma barışının en çok önem verilen konuların başında geldiğini vurguladı. Sosyal diyalog kapsamında sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkileri başarıyla sürdürdüklerini kaydetti. Bu yıl sendikaların 1 Mayıs kutlamalarını farklı şehirlerde gerçekleştireceği bilgisini paylaşan Işıkhan, TÜRK-İŞ’in Edirne’de, HAK-İŞ’in Bursa’da, Memur-Sen’in Çorum’da, Türkiye Kamu-Sen’in Çanakkale’de, DİSK ve KESK’in ise Kadıköy’de üyeleriyle bu bayramı coşkuyla kutlayacaklarına inandığını söyledi.
Bakan Işıkhan, tüm çalışanların, memurların, işçilerin, işverenlerin, çiftçilerin, esnafın ve üretime katkıda bulunan tüm vatandaşların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik etti.
Kilis Haberleri, Kilis ve çevresindeki en güncel gelişmeleri, son dakika haberlerini ve yerel olayları hızlı, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan bir haber platformudur.
Yorum Yap