Türkiye, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın lityum-iyon bataryaları stratejik ürün kapsamına almasıyla batarya üretiminde Avrupa’nın yeni üssü olma yolunda önemli bir adım attı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın hazırladığı tebliğ değişikliği ile lityum-iyon batarya teknolojileri stratejik ürün kapsamına alındı. Bu adım, Türkiye’nin elektrikli araç yatırımları başta olmak üzere batarya üretimi ve geliştirme süreçlerinde daha hızlı onay ve finansman mekanizmalarını devreye almayı hedefliyor.
Ülke ekonomisi için stratejik öneme sahip ve tedarik riski yüksek ham maddeleri içeren 36 ürünü kapsayan ‘Kritik Hammadde Listesi’ne eklenen lityum-iyon bataryalar, Türkiye’yi küresel batarya pazarında daha güçlü bir konuma getirecek.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, bu gelişmenin Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında bölgesel bir üretim üssü olma iddiasını desteklediğini belirtti. Avdagiç, lityum-iyon bataryaların stratejik kapsama alınmasının, Türkiye’nin batarya üretiminde bölgesel bir üs olma stratejisinin en kritik ayağını oluşturduğunu vurguladı. Bu tebliğin, hem yerli ve milli batarya üretimini hem de doğrudan yabancı yatırımları teşvik edeceği öngörülüyor.
Lityum-iyon bataryaların ulaşım, savunma, enerji ve sağlık gibi dört kritik sektörün ortak teknoloji ve ham madde zincirine bağımlı hale geldiğini ifade eden Avdagiç, bu düzenlemenin batarya üretimi ve AR-GE süreçlerinin önünü açacağını söyledi. Özellikle elektrikli araç yatırımlarında onay ve finansman imkanlarının hızlanmasıyla yatırım iştahının artması bekleniyor.
Avdagiç, Orta Doğu’daki gerilimlerin yükselttiği petrol fiyatlarının elektrikli araçlara geçişi hızlandırdığını ve bölgesel enerji risklerinin bu yönelimi daha da artıracağını belirtti. Lityum ve diğer kritik minerallerde tedarik zincirinin kırılganlığının, ülkeleri stratejik üretim kapasitesi oluşturmaya zorladığını dile getirdi. Türkiye’nin, batarya için gereken minerallerin temini amacıyla etkin bir dış politika izlediğini de sözlerine ekledi.
ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman da bu kararın jeopolitik gerçekler ve artan elektrifikasyon süreci göz önüne alındığında mantıklı bir adım olduğunu belirtti. Luman, Avrupa Birliği’nin (AB) batarya tedarikinde Çin’e olan bağımlılığını azaltma isteğini hatırlatarak, Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının önemine dikkat çekti. LFP bataryalara olan talebin arttığını ve Türkiye’deki markaların elektrikli araç üretiminin bu süreci destekleyeceğini kaydetti.
Luman, akaryakıt fiyatlarındaki artışın bireysel sürücülerin elektrikli araçlara ilgisini canlandırdığını ve kilometre başına enerji maliyeti açısından bu araçların zaten cazip hale geldiğini sözlerine ekledi.
Kilis Haberleri, Kilis ve çevresindeki en güncel gelişmeleri, son dakika haberlerini ve yerel olayları hızlı, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan bir haber platformudur.
Yorum Yap